Şekerden parmağı kesilen Türkmenoğlu; ‘Biraz daha geç kalsaydım ayağımı kaybedecektim’

Şekerden parmağı kesilen Türkmenoğlu; ‘Biraz daha geç kalsaydım ayağımı kaybedecektim’

Haber Giriş Tarihi:
Haber Güncellenme Tarihi:

İSTANBUL, (DHA)- DİYABET hastası Recep Türkmenoğlu’nun (65), ayak parmağında damar tıkanıklığı ve morluk oluştu. Parmağında başlayan morluk her geçen gün ilerledi. Gittiği sağlık kuruluşlarında sadece hap verip evine gönderdiklerini ve ayağını kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldığını söyleyen Türkmenoğlu, uygulanan multidisipliner tedaviyle sağlığına kavuştu. Türkmenoğlu, “Şeker parmağımı etkiledi. Parmağımda başlayan morluk her geçen gün ilerledi. Son çare olarak bu merkeze başvurdum. Biraz daha geç kalsaydım ayağımı kaybedecektim. Parmağımı kestiler ama şu an iyiyim. Tedavimi en iyi şekilde yaptılar, her adımda yanımda oldular” dedi. 65 yaşındaki Recep Türkmenoğlu, şeker hastalığı nedeniyle ayak parmağında damar tıkanıklığı yaşadı. Ayak parmağında başlayan morluk nedeniyle tedavi arayışına giren Türkmenoğlu, gittiği sağlık kuruluşlarından istediği sonuçları alamayınca, Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Diyabetik Ayak Tedavi Merkezi’ne başvurdu. Burada uygulanan multidisipliner tedaviyle, ayağının kesilme riskinden kurtuldu. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hüsrev Diktaş, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Burak Özkan, İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Esra Demir, Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Gürkan Danışan ve Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Yusuf Yahşi tedavi süreçleri hakkında önemli bilgiler paylaştı. TÜRKMENOĞLU: AYAĞIMIN KESİLMESİYLE KARŞI KARŞIYA KALDIM Diyabet hastalığından dolayı parmağının sağ tarafında damar tıkanıklığı oluştuğunu söyleyen 65 yaşındaki Recep Türkmenoğlu, “Şeker parmağımı etkiledi. Parmağımda başlayan morluk her geçen gün ilerledi. Gittiğim sağlık kuruluşlarında sadece hap verip evime gönderdiler. Son çare olarak Diyabetik Ayak Tedavi Merkezi’ne başvurdum. Burada tedavim başlandı. Biraz daha geç kalsaydım ayağımı kaybedecektim. Parmağımı kestiler ama şu an iyiyim. Tedavimi en iyi şekilde yaptılar, her adımda yanımda oldular. Her gün pansumanımı yapıyorlar, tedavi sürecini takip ediyorlar ve ben de bu süreçten çok memnunum. Ardından ameliyatımı oldum ve şu an dikkatli olmam gerekiyor. Kontrollerime devam edeceğim. Hocalarım sayesinde her şey yolunda gidecek. Çok şükür şu anda iyiyim ve herkese tavsiye ederim. Uzman ellerine düşsünler, kendilerini rahatlatacak tedaviyi alsınlar” dedi. DOÇ. DR. DİKTAŞ: RAHATÇA YÜRÜYEBİLİYOREnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hüsrev Diktaş, “Recep Bey, diyabetik ayak yarası enfeksiyonu ve nekroz şikayetiyle hastanemize başvurdu. Daha önce birçok farklı merkeze başvurmuş olmasına rağmen bir sonuç alamamıştı. Bizim Diyabetik Ayak Tedavi Merkezi’ne başvurduktan sonra, hastamızı multidisiplinerbir yaklaşımla, yani birçok farklı branştan uzman tarafından aynı anda değerlendirdik. Bu sayede, kısa süre içerisinde ayağını sağlığına kavuşturduk. Yapılan antibiyotik tedavisiyle birlikte damar açılması ve cerrahi müdahale yaparak şeker kontrolünü sağladık. Sonrasında, yara bakımlarıyla hastamızı taburcu ettik ve ayaktan tedaviye devam ettik. Şu an, Recep Bey arabasını kendi ayağıyla sürerek hastanemize geliyor. Bu benim için büyük bir mutluluk kaynağı. Tedavi sürecinde, hastanın parmağındaki sağlam deriyi kullanarak ayak sırtındaki yaranın kapanmasını sağladık. Hastamızın tekrardan rahatça yürüyebilmesi, gerçekten çok sevindirici bir gelişme” diye konuştu. DOÇ. DR. ÖZKAN: HIZLI İYİLEŞME SÜRECİ Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Burak Özkan, “Hastanın kan akımı ayakta sağlandıktan sonra, girişimsel radyolojik müdahale ile damar problemi giderildi ve ardından enfeksiyon tedavisine başlandı. Ardından, hastanın parmağındaki sağlam kalan deriyi bir flap olarak kullanarak, ayak sırtındaki açılmış yaranın kapanmasını sağladık. Yara bakımları sürecinin ardından hastanın yeniden rahatça yürüyebilmesi, gerçekten beni çok mutlu ediyor. Bu tür tedavi süreçlerinde hastaların hızlı iyileşmesi, uyguladığımız doğru müdahalelerin ne kadar etkili olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı. DOÇ. DR. DEMİR: KAN ŞEKERİ SEVİYESİ ÖNEMLİ Bu aşamada hastanın kan şekerinin kontrol altında olmasının çok önemli olduğunu dile getiren İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Esra Demir, “Kan şekeri yüksek seyreden hastalarımızda yara iyileşmesi maalesef çok olumsuz etkileniyor. Hastamız sigara içmemesine rağmen, kan şekerindeki yükseklik nedeniyle damar tıkanıklığı yaşadığı için bu tarz yaralarla sıkça karşılaşıyoruz. Yüksek kan şekeri, yara iyileşmesini engelleyebiliyor ve tedavi sürecini zorlaştırabiliyor. Bu yüzden, yatış süresince hastalarımıza şeker kontrolü açısından sürekli destek olduk. Şekerin kontrol altında tutulması, tedavi sürecinin başarıyla tamamlanmasında büyük rol oynuyor” diye konuştu. DOÇ. DR. DANIŞAN: BÜTÜNCÜL YAKLAŞIMDiyabetik Ayak Tedavi Merkezi’nde damar tıkanıklığı olan hastalara müdahale işlemlerini gerçekleştiren Girişimsel Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Gürkan Danışan, “Recep Bey’de de bir damar tıkanıklığı problemi vardı. Kan şekeri ve enfeksiyon kontrolü sağlandıktan sonra, tıkalı damarı başarıyla açtık. Özellikle şeker hastalarımızın ayak yarası geliştiğinde zaman kaybetmeden donanımlı bir merkeze başvurmaları çok önemli. Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’nde de Diyabetik Ayak Tedavi Merkezi’nin olması sayesinde, hastalarımız tüm tedavilerini tek bir merkezde alabiliyorlar. Burada, multidisipliner bir yaklaşım uygulayarak hastalarımıza en doğru tedavi yöntemlerini sunuyoruz. Bu nedenle, diyabetik ayak yarası olan hastalarımızın zaman kaybetmeden hastanelere başvurmalarını kesinlikle öneriyoruz” ifadelerini kullandı.DOÇ. DR. YAHŞİ: MİNİMAL HASAR, MAKSİMUM KONFORDiyabetik ayak, diyabetin en sık görülen komplikasyonlarından biri olduğunu vurgulayan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Yusuf Yahşi, “Damar ile sinir hasarları sonucu ayakta iyileşmeyen yaralar, hissizlik gibi sorunlara yol açar. Bu durum başlangıçta yaşam konforunu bozarken, ilerlediğinde hayati tehlikelere kadar gidebilir. Tedavinin ilk aşamasında biyomekanik açıdan ayaklardaki yükleri değerlendiriyor, deformite olup olmadığını kontrol ediyoruz. Eğer deformite varsa, buna yönelik tedavi uyguluyoruz. Erken tanı ve tedavi, hastanın minimal hasarla ve maksimum konforla tedavi edilmesinde çok büyük önem taşıyor. Multidisipliner yaklaşım sayesinde, damar müdahaleleri ve enfeksiyon tedavisi bir arada yürütülerek, tedavi süreci daha etkili hale geliyor” diye konuştu.